A A A

Bir mezhebe bağlanmayı emreden ayetler -8

                                     إِنَّ اللّهَ يَأْمُرُكُمْ أَن تُؤدُّوا اْلأَمَانَاتِ إِلَى أَهْلِهَا

            ''De ki: 'Hiç bilenler ile bilmeyenler bir olur mu?' Ancak akıl sahibi olanlar anlar.'' (Zümer 9)

 

             Bu ayetin açık ve net beyanıyla bilenler ile bilmeyenler bir değildir. Madem bilenler ile bilmeyenler bir değildir. O hâlde cevaplandırılması gereken soru şudur: Fıkıh ilmini kimler biliyor ve bu ilmi kimler bilmiyor?

 

            Bir önceki ayetin tefsirinde izah ettiğimiz gibi, fıkıh ilmini bilenler yedi mertebe olup sadece ilk üç mertebedekiler ictihad yapabilmekte ve fetva verebilmektedir. Bu üç mertebeden de üçüncü mertebede olanlar, sadece mezheb imamının ictihad yapmadığı meselelerde ictihad yapabilmekte ve diğer meselelerde mezhep imamının tabi olmaktadır. Demek mutlak ictihad yapabilenler, sadece birinci ve ikinci tabakada olan fakihlerdir. Hatta ikinci tabakada olanlar da ictihad yapmanın usul ve kaidelerini koyamamış, ictihadın usul ve kaidelerinde kendi mezhep imamlarını taklit ederek o usul ve kaidelerin dışına çıkamamışlardır.

 

            Hâl böyleyken ve ayetin ifadesiyle bilenler ile bilmeyenler bir olamazken hatta asırlarını aydınlatmış olan İmam-ı Gazali'ler, İmam-ı Rabbani'ler, Celaleddin-i Suyutiler bile ilk üç mertebedeki müctehidlere kıyasla "bilmeyen" olurken bu zamanın sözde âlimlerinin ne olacağını sizler kıyas edin!

 

            Fıkıh ilmini, dört delilden fetva çıkarma mertebesinde bilenler sadece: Müctehid-i fi-ş şer, Müctehid-i fi-l mezhep ve Müctehid-i fi-l mesele mertebesinde olan âlimlerdir. Bu tabakada olmayan bütün âlimler, bunlara kıyasla fıkıh ilmini bilmeyenlerdir. Ve bu tabakalarda bir âlim uzun asırlardan beri yetişmemiştir. Herhâlde ictihada ihtiyaç yoktur ki Cenab-ı Hak, bu mertebede olan âlimleri göndermemiştir. Demek bu zamandaki bir âlim ne kadar da derin bir âlim olsa bu üç tabakadaki müctehidlere kıyasla cahildir ve âmîdir.

 

            Sözün özü: Madem ayetin ifadesiyle bilen ile bilmeyen bir değildir. Ve madem bu ümmetin âlimlerinin ittifakıyla dört delilden hüküm çıkarma işi sadece ilk üç basamaktaki müctehidler için söz konusudur. O hâlde şu iki ihtimalden birini kabul etmemiz gerekir:

 

            1.  Bu zamandaki mezhepsizler, ilk üç tabakadaki fıkıh âlimlerinin mertebesindedir. Yani İmam-ı Gazali ve İmam-ı Rabbanilerin giremediği bu mertebeye bunlar girmiştir. Buna ise kargalar bile güler.

 

            2.  Bu zamandaki mezhepsizler hadlerini aşmış birer mütecavizdir. Fıkıh ilminin yedinci tabakasında bile olmadıkları hâlde kendilerini ilk üç tabakadaki âlimlere eş tutmuşlar ve aldanmışlar ve aldatmışlardır. Doğru şık budur. Ve bundan başka bir şık da yoktur.

çalışıyor..