Marmara Eğitim

www.ilmedavet.com
A A A

Ayakta durmaktan âciz olan bir hasta namazını nasıl kılar?

     Kıyam, farz ve vacip namazlarda bir rükündür ve bir esastır. Bu sebeple kıyama gücü yeten kimsenin, oturarak kılacağı farz ya da vacip namaz caiz olmaz.

     Bir hasta, ayakta durmaktan âciz kalırsa namazını oturarak kılar. Eğer bir yere dayanmak suretiyle ayakta namaz kılmaya gücü yetiyorsa, oturarak farz namazları kılamaz. Eğer bir süre ayakta durmaya gücü yetiyorsa, o sürede ayakta durur ve sonra namazını oturarak tamamlar. Hatta sadece iftitah tekbirini ayakta almaya gücü yetse, bu tekbiri ayakta alır ve sonra oturarak namazını ima ile tamamlar. Başka türlü yapamaz.

     Eğer bir hasta, ayakta durmaya gücü yettiği hâlde rükû veya secdeye gücü yetmezse, namazını ayakta kılması gerekmez. Böyle bir kişi namazını oturarak ima ile kılar.

     Oturarak namaz kılabilecek bir hasta, gücü varsa teşehhüdde oturulduğu gibi oturur ve namazını böylece kılar. Buna gücü yetmezse, kıçı üzerine oturarak ayaklarını kıbleye uzatır. Buna da gücü yetmezse, kolayına geldiği gibi oturur.

     Oturarak namazını kılamayacak kadar hasta olan kimse, arkası üzerine yatar ve ayaklarını kıble yönüne uzatarak namazını kılar. Rükû ve secde için ima yapar. Böyle bir hasta, yüzü kıbleye yönelmiş olarak sağ yanı üzerine yatıp ima ile rükû ve secde yapsa yine caizdir. Fakat gücü varsa, sırt üstü yatarak kılması daha faziletlidir.

     Eğer bir hastanın başı ile ima etmeye gücü yoksa namazını kazaya bırakır. Bu hüküm İmam-ı Azam’a göredir. İmam Yusuf’a göre ise kazaya bırakmaz; göz ve kaşları ile ima eder. Eğer bunu da yapamıyorsa İmam Yusuf’a göre kazaya bırakır. İmam Şafi ve İmam Züfer’e göre ise bu durumda da olsa namazını kazaya bırakmaz ve kalbî ima ederek namazını tamamlar.

     Bu hükümler, namazın ne kadar kıymetli olduğunu herhâlde bir derece anlatmaktadır.